Her İşte Bir Hayır Var - Türkiye’de Bağışçılık Kültürü

Türklerin hayır ile imtihanı...

Kimilerine subjektif ve cevabı zor bir soru gibi gelse de dünyanın en prestijli araştırma şirketlerinden Gallup 2010 yılından beri bütün dünyada, Türkiye'de hayırseverlik araştırması olarak bilinen, World Giving Index' i yani Dünya Hayırseverlik Sıralamasını yayınlamaktadır. #worldgivingindex

Bir çok araştırmada kanıtlandığı üzere, hayırseverlik empatiyi gösterir, empatisi olmayan bir insan ne bağış yapar, ne gönüllülük ne de yabancı birisine yardım eder. Bu yüzden hayırseverlik endeksini bir nevi ülkelerin empati sıralaması olarak değerlendirebiliriz.

Empati şu yüzden önemlidir. Empati sadece “aynı şeyi senin anana, bacına yapsalar hoşuna gider mi?” düzeyinde kaldıkça trafikten teröre, ayrımcılıktan nefrete hiç bir sorunu çözemeyiz.

Gallup bu araştırmayı dünya nüfusunun %90'ını oluşturan 140 ülkede ve bu ülkelerin bütün coğrafyasında (köy/kent) ülkenin nüfusuna göre 500-3.000 15 yaş üstü insana aynı soruları sorarak yapar ve %95 güven seviyesinde tasarlanmış bir metodolojisi vardır. (güven oranı yüksek düzgün seçim anketlerinde anket yapan şirketler Türkiye'de ortalama 1.500 kişiye sorarlar)

Sorular şöyledir:

 1- Son 1 ay içinde herhangi bir sivil toplum oluşumuna (STK) bağış yaptın mı?

2- Son 1 ay içinde herhangi bir sivil toplum oluşumu (STK) için gönüllülük yaptın mı?

3- Son 1 ay içinde Yardıma ihtiyacı olan tanımadığın birine yardımcı oldun mu?

Dünya nüfusunun önemli ülkelerinden birisi olduğumuzu için, Türkiye'nin bu araştırmada olmaması düşünülemezdi.

Böyle de oldu. 2010 yılından beri Türkiye bu araştırmaya dahil ve hayırseverlik sıralamasında 135-140 ülke arasında 2010 yılından beri sondan 18.likten 7.liğe kadar düşmüş durumdayız.

Türkiye'nin oranları aşağıda. Örneğin 2010 yılında nüfusumuzun %14’u bağış yaparken bu %12'ye düşmüş.

Gönüllülük'te de aynı düşüş var, daha doğrusu gönüllülük görünür bile değil. Yüzde 5. Yani soru sorulduğunda her 100 kişiden 5 tanesi son 1 ayında sosyal bir soruna çözüm bulmaya çalışan bir STK için gönüllülük yapmış. Bir düşünün bu soru Amerika'da, Kenya'da, Ozbelkistan veya İrlanda'da sorulduğunda her 2 kişiden biri evet diyor.  Yabancı birine yardım da ise ufak bir artış var.

Araştırma bu 3 soruyu da birleştirip genel bir sıralama yapıyor.

2014 raporunda dünyanın en hayırsever 10 ülkesi Myanmar, ABD, Kanada, İrlanda, Yeni Zelanda, Avusturya, Malezya, İngiltere, Sri Lanka iken bütün dünyanın en hayırsevmez 10 ülkesi ise şunlar oldu. Yemen, Venezuala, Filistin, Ekvator, Montenegro, Hırvatistan, Türkiye, Çin, Rusya, Bulgaristan.

4 yıldır yapılan bu araştırmayı ilk gününden beri takip ederim ve Adım Adım'da duyururum. Bizim amacımızla, bağışçılık kültürünı arttırmak ile, çok yakından ilgili olduğuna inanırım.

Hayırseverlik Endeksi hep Kasım ayında açıklanır ve muhtemelen geçen sene bu tarihlerde yani Kasım 2015’te Hayırseverlik Endeksi 2014 raporundaki sıralamamız (sondan 7.) bir anda Vakıflar Müdürlüğü'nün de ilgisini çekti ve bu araştırmayı yapan Gallup ve araştırmayı yaptıran İngiliz Vakıf CAF’I (Charity Aid Foundation) Türkiye'ye davet etti. 9 Şubat 2015’te Gallup ve CAF yetkililerinin olduğu toplantıda, Türkiye’nin en köklü hayır kurumlarından biri olan Vakıflar Genel Müdürlüğü bu durumun gerçekliğini ve nedenlerini sektörden başka yetkiler ile beraber tartışmak istedi. http://www.vgm.gov.tr/haberdetay.aspx?Id=20141 .

Bu toplantıya katılamadım ama 2015 yılı Dünya Hayırseverlik Endeksi açıklanınca ben soruna kökten bir çözüm bulunduğunu anladım. https://www.cafonline.org/about-us/publications/2015-publications/world-giving-index-2015

2015 yılı raporunda, yıllık değerlendirmeye ek olarak 5 yıllık değerlendirmenin de yapıldığı bu önemli sene de, Türkiye Endekste yoktu!

Şeffaf ve Hesapverebilir olma konusunda dünyanın örnek vakıflarından Charity Aid Foundation benim soruma hemen cevap verdi.

 “Dear Renay,

Thank you for your query, with regard to Turkey not being included in the World Giving Index for 2015.

CAF sources the dataset used in the report from Gallup, for 2014 no data was released by Gallup for Turkey, therefore we could not included Turkey in the report.

Please accept our apologies for the inconvenience that this may have caused you. We hope that Gallup will release results for 2015, with regard to Turkey’s charitable behaviours, so Turkey can be in included in the 2016 report."

Dünya nüfusunun %90’ını içerecek şekilde tasarlanan ve 150’ye yakın ülkede 5 yıldır yapılan araştırmada Türkiye Gallup sonuçları CAF’ye gönderememiş!

Cevaptan açıkça bu araştırmanın yapıldığı ama verinin serbest bırakılmadığı (release) anlaşılıyor. 

Datalardan açıkça görülüyor ki Empati konusunda yerimiz belli ve bundan utandığımız için araştırmaya bile katılmak istemiyoruz ve bu isteğimizi nasıl oluyorsa Dünyanın en önemli bağımsız araştırma şirketlerinden Gallup’u da razı ediyoruz.

Bu konuda 2014 yılında sondaki 10 ülkeye bakarsak (Yemen, Venezuala, Filistin, Ekvator, Montenegro, Hırvatistan, Türkiye, Çin, Rusya, Bulgaristan) bu ülkelerin neredeyse hepsinin kendi içlerinde ve/veya komşuları ile sürekli bir anlaşmazlık içinde olan ve sosyal huzursuzluğun hakim olduğu ülkeler oldukları görülür.

Bunu bir yumurta tavuk sorunu haline getirmek yerine bu soruna her tarafından çözüm bulmak gerekir.

CAF gibi bir kurum tabii tespit yapmakla kalmıyor ve önerilerde de bulunuyor. (Türkiye'deki toplantıda bu önerilerini yapabildi mi bilemiyorum?) Her ne kadar bu araştırmaya dahil olmamayı seçseler de belki ilgili ve yetkili kişiler en azından bu önerileri okurlar.

Hükümetler,

  • STK’ların adil, tutarlı ve açık bir şekilde regüle edilmelerini sağlamalıdırlar.
  • Bağış yapanların bağış yapabilmelerini her fırsatta kolaylaştıracak ve teşvik edecek yapıları kurmalıdırlar.
  • Açıkça STK’ların Toplum hayatının özgür sesi olduğuna ve kendilerini kampanyaları ile ifade edebileceklerini her fırsatta belirtmelidirler.
  • STK’ların şeffaf ve toplumu çalışmaları hakkında bilgilendirerek faaliyet göstermelerini sağlamadırlar.

 Yukarıda önerilen 4 maddenin 3’ünde dikkat çekilen şeffaflık ve hesapverebilirlik konusunda başlattığımız Açık Açık girişimini de bu sebeple çok önemsiyorum. Açık Açık ,bağışçılık haklarının ( http://www.adimadim.org/adim/22/bagiscininhakki.aspx ) STK’lar tarafından kabul edilmesini teşvik edecek bir yapı olacak. Aynı zamanda bağışçılara istedikleri bilgilere bir arada ulaşıp desteklemek istedikleri STK’yı seçebilecekleri bir platform olacaktır.

Adım Adım ve Açık Açık olarak hesap verebilir ve şeffaf STK’ların hatalarından öğrenme ve tutarlı olma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu düşünüyoruz.

Hesap verebilir ve şeffaflığın yolsuzluk veya hatasızlığın garantisi olmadığını biliriz ama genel olarak, yönetişim, bağışçı ilişkileri ve benzeri konularda şeffaf ve hesap verebilir STK’ların etik olmayan veya sorumsuz faaliyetlerde bulunma ihtimallerinin daha düşük olduğuna inanıyoruz.